http://www.youtube.com/watch?v=De0M55gQXY4 \ siirler - affedersinhayat - Blogcu



affedersinhayat

6/1/2007 - DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA MEKTUP

Kategori: siirler

Dogmamis Çocuga Mektup

Hayat dag gibi inan ki

Dogar dogmaz bunalirsin

Yasamak kolay mi sanki

Kuruda, yasta kalirsin

Yalnizlik var, üzülmek var

Çaresizlik, ezilmek var

Zaman bir çesmedir; bahar

Süzülür, kista kalirsin

Karanliktir sagin, solun

Zayifsan, bükülür kolun

Bazen düze çikar yolun

Bazen yokusta kalirsin

Gülersin mutluymus gibi

Hakikati bulmus gibi

Hep zavalli bir kus gibi

Büzülür, tasta kalirsin

Aldanirsin insanlara

Dalarsin derin sulara

Yenilirsin korkulara

Siste, ateste kalirsin

Ömrün düzeni bozulur

Dostlarin hepsi kaybolur

Aynalara düsman olur

Devr-i geçmis’te kalirsin

Hiç eksilmez âh ü zârin

Seninledir intizârin

Serüven biter, mezarin

Kazilir; düste kalirsin

Kaderin önünde degil

Dogmamak elinde degil

Gözlerinin yasini sil

Hayattan zevk de alirsin

 

Nurullah Genc

                                                                     HAZIRLAYAN:ARİF DEMİRCAN

Yorum (13) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/1/2007 - ÇEÇENYA

Kategori: siirler
      • Çeçenya Güncesinde Kursun ve Gül


        Ah! Ettikçe yüregim Kafkaslara yürüyor
        Kafkaslarda feryat var kan daglara yürüyor.

        Kafkaslarin özgürlük türküsünü söylemek
        Bize düsmez bilirim bizimkisi gaz vermek
        Bu türküyü yazmaya kalem degil kan gerek
        Okumaya duymaya insanda vicdan gerek
        Azadlik yokusunda çatala düser yürek
        Can verir binlerce can hürlügü düsleyerek...

        Sökülünce yürekler damar damar bedenden
        Azadligin diyeti yürekse alin...Benden...

        Bu savasin bir ucu Kars, Igdir, Ardahan’dir
        Düsün titre ve ürper uyan uyar uyandi
        Ugrunda verecegin eni sonu bir candir
        simdi yasatmak için ölünecek zamandir
        Kalbimi yirta yirta haykirisim isyandir
        Onlar öldügü yerde yasadigim hüsrandir.

        Yüregin çatalina gül atmak bize yetmez
        Kursun yoksa güllerin bini bir para etmez

        Ölümden korkulur mu korkmali yasamaktan
        Vataninda vatansiz yersiz yurtsuz kalmaktan
        Azadligin bedeli para degil kandir kan!...
        Bedeli ödenmeli vatan olmali vatan
        Uyan artik milletim bu ölüm uykusundan
        Önceden anlamali, sonra aglatilmadan
        Kafkaslarin kan baski ey Avrupa nerdesin
        Sen hâlâ Endülüste biraktigim yerdesin

        Yürek yoksa ölmeye, yürek nasil dayansin
        Biz ayakta ölürüz sürünenler utansin

        Agladigim aglamak sustugum susmak degil
        Ugrunda kan döktügün vatandir toprak degil
        Vataninda onursuz yasamak yasak degil
        Onuruyla ölenin ülkesi tutsak degil
        Ölmeyi biliyorsak zulüm bize hak degil
        Gelecek özgür günler o günler uzak degil

        Yüregim insan yüklü sanmayin ki durgunum
        Ben isyana yürüyen DUDAYEV’e vurgunum

        Unutma gülüm;
        Ölmesini bilene ölüm yasamak olur
        Öldürülen her Çeçen bin kez ölüm dogurur.
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/1/2007 - SEVGİLİ EN SEVGİLİ EN SEVGİLİ!!!

Kategori: siirler

IV
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'in
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın sen bellisin.
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgelendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgân'da
Kandilli'nin kurşunî şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır
Yoktan da vardan da öte bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

                        Sezai KARAKOÇ

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/12/2006 - UTANSIN!!!

Kategori: siirler

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!
Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!
Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!
Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

                                                                             

                                                                       ÜSTAD NECİP FAZIL KISAKÜREK     

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

SANMAKİ HER GÜLENİ BAHTİYAR BENİM ATTIĞIM HER KAHKADA BİNLERCE GÖZYAŞI VAR!!! HAKAN ft ARİF tf HAKAN....

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

burcin
uzlet
acihuzun
nurtalebesiolabilsem
sairindilinden
dustengelen