24/6/2007 - ACI
.JPG)
seni de vururlar bir gün ey acı uçuşup durduğun kanatlarından sazın sözün türkülerin tükenir ellerin koynunda kalakalırsın
şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acı gül açan yüzlerimizde göğeriyor rengin senin de
biz seni tâ eskiden tanırız hani göğüslerimize taş olur inerden avuçlarımızda hira dağıydın al atların tan yerine ayarlanmış yelelerinde akdeniz rüzgarlarına karışan sendin
biliyorum hiçbir tarıh yazmayacak ve bir sır gibi kalacak yakılan kitaplarda göbek bağı anasından henüz çözülmemiş bebelerimize mitralyözlerin okyanus ötesinden ayarlandığını
seni de yakarlar bir gün ey acı bir taptuk kul gözlerinden vurursa parmakların eğri ağaç tutmaz çığlıkların çağlar aşar duymazsın
ve ben biliyorum örümceği, mağarayı, güvercini, asâyı
ve ibrahim’in baltasını biliyorum
nereden başladı bu kesik dans ve bu dansa karşı afyonlanmış hecin yüzlü insanlar kim?
kim kimin yanında kim kimin karşısında
meclis kürsüsünden konuşan bu adam kim
üsküdür kız lisesinde okuyan genç kız çantasında kimin fotoğrafını taşıyor
kadıköy vapurunda sigara tüttüren delikanlılar neden gülüyorlar ki
seni de vururlar bir gün ey acı filistin’de sapan taşlı çocuklar dalın, kolun, fidelerin, budanır kuru bir kütükle kalakalırsın
öyle bakmayın balkonlarınızdan fırat nehri ayrılık çıbanına tutuldu, damarlarımızı yırtıyor tuna nehri, onulmaz boşnak sızıları pompalıyor yüreğimize
pilevne türküleri ağıtlara dönüşürken, çeçenya’da yiğitler inancın emeğin/ve aşk’ın kılcal damarlarına ulanıp sustular… ve ne bağdat’tan ne şam’dan ne mekke’den ne diyarıbekir’den ne istanbul’dan ne buhara’dan bunca telefon direğine rağmen kimse kimseyi duymuyor
seni de vururlar bir gün ey acı halepçe’de soldurulmuş gül gibi bu sevdaya düşsen, sen de yanarsın suskun, sıcak, uzun yaz geceleri
ve siz ey analar, hani siz, gecelerinizi böler, çocuklarınıza ninniler söylerdiniz
hani siz, fatihler doğururdunuz…
gelin-kızların giysileri kirletildi çocuklar hep yetim kaldı
‘elem yecidke yetimen feava’
ve ben biliyorum ben biliyorum istanbul’un bağdat’ın diyarıbekir’in mekke’nin buhara’nın birbirine nasıl bağlandığını, nasıl çözüldüğünü/sonra ey insan ey insanlık ayağa kalk
kolları ve bacakları budanmış delikanlıları boyunları gövdelerinden ayrılmış insanları gözleri uyur gibi kapanmış, kan pıhtıları içindeki bu çocukları
gelişmiş laboratuarlarınızda dikkatle inceleyin ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek bunu böyle bilin/ ve unutmayın…
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/3/2007 - KIYAMET PROVASI
| /Iza zülziletil ardu zilzaleha/
her sey yetersiz
herkes çaresiz
ha öldük
ha ölecegiz
düstü birden iki dudak arasina
Allah
La ilahe illallah
kiyamet provasi
sonsuzun ayak izi kaldi kalbimde
deniz kabardi atesler içinde
kiyameti yasadik bu zaman içinde
bak nelerin yüzü kaldi yüzümüzde
ve bir ömür bitti birden kiyamet sahnesinde
söz bitti konusan depremdi
bitti mi dünya fasli
birden O geldi akla
son söz ortak payda
düstü iki dudak arasina
Allah
La ilahe illallah
hey insan
Rabbine nankör olan
depremler ne anlatir
çilginliklariniza
Iste sürüklenen ölünüz kaldirimlarda
gün susuyor karanlik susuyor
ölüme ekleniyor canlar
korku yürüyor sehirlere
/Iza zülziletil ardu zilzaleha/
bir ayrilik bir kavusma
Çigliklar yikintilar ölümler
acilar gömüldü topraga
su cesed çocugu o hanimi o kizi o babasi
su verilen bilmem kimin selasi
/Iza zülziletil ardu zilzaleha/
anladim ki mutluluk da geçici mutsuzluk da
saatler depremi vurdugunda
insanlik kiyamet provasinda
herkesin mahsere durdugu gözlerden
geriye kalan boylu boyunca bir hüzün
simdi herkes
yikilan bozulan kokusan yerlerini onarsin
hemen simdi
önce kalbleri
O’nun disindakiler atilsin
dolsun yalnizca Allah sevgisi...
Bünyamin Dogruer |
|
|
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/3/2007 - KIYAMET ALAMETLERİ
Ahir Zaman Alametleri...
Vaad edilen zamanı yaşıyoruz
Kâinatın Efendisi ümmetinin geleceği ile ilgili endişeleri olmuştur. Zamanın bozulacağı, bozulan zamanda insanlığın ve de mü'minlerin bozulacağını açık bir ifade ile haber vermiştir. Kâinatın Efendisi'nin ümmetinin geleceği ile ilgili haberlerini incelediğimizde bugün bu haberlerle yüz yüze olduğumuzu görmekteyiz. Şimdi sizleri Efendimizin mübarek sözleri ile baş başa bırakıyoruz: Kâinatın Efendisi buyurdu ki: Ahirzaman Hadisleri - Suat Arusan • İnsanların başına bir zaman gelecek ki, onlardan faiz yemeyen kalmayacak, yemese bile tozu onlara bulaşacaktır. • Birçok kişi, az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek. • Kazanç, belirli kişiler arasında dolaşacak, dar gelirliler açlık ve sıkıntıya düşecek. • Kabirler süslenecek ve Kur'an, kazanç getiren bir meta hâline gelecek... • Fitne her eve girecek ve tecrübesiz gençler başa geçecekler. • Kur’an’dan bir resim, İslâm'dan bir isim, Müslüman'dan bir cisim kalacak. • Üç şey çok kıymetlenecek; Helâl para, kendisiyle amel edilen sünnet ve candan bir dost. • Ecnebiler çoğalacak ve müslümanlara galebe edecekler. • Sonradan gelen nesiller, önceden gelenlere sövüp sayacaklar. • Mihnet, belâ, musibet artacak, rahat ve huzur kalmayacak, kimse eliyle bunları önleyemeyecek. • Bir Müslüman, koyundan daha âciz olacak, hor ve hakîr görülecek. • İlim azalacak, cehalet, anarşi ve cinayetler artacak, adam öldürmek, hafif bir suç sayılacak. • Hilesiz iş yapılamayacak, tacirler ve yazarlar artacak kalem bollaşacak. • Kişi, elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak. • Akrabalık bağlan kopacak ve selâm, sadece tanıdık olanlara verilecek. • Zenginler ticaret için, hafızlar riya ve gösteriş için hacca gidecekler. • Büyükleri merhametsiz, küçükleri hürmetsiz olacak çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak. • İnsanlar, kötülüklerden birbirlerini sakındırmayacaklar ve iyiliği emretmeyecekler. • Minareler çoğalacak, camiler süslenip ziynetlenecek (kilise ve havralar gibi) ve içlerinden yüksek sesler gelecek. • Hâinlere emin, emin olanlara hâin denilecek ve “şurada emin bir insan vardır” denilecek kadar emin insan sayısı azalacak. • Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman insan sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak. • Yıldızlar (fal) doğrulanacak ve kader yalanlanacak. • Allahü Teâlâ (C.C.) apaçık inkâr edilecek. • Âlicenaplık, izzet-ikram ve cömertlik duyguları kaybolacak ve haklar para karşılığında satılır hâle gelecek. • Cemaatin inancı zayıf, ibadeti taklit olacak, hafızlar çok, ama âlim bulunmayacak. • Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekât ağır bir borç olarak kabul edilecek. • Âlimler, para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, âhiret ameli ile dünyalık talep edecekler. • Dinden gayrı hususlar için öğrenim yapılacak. • Erkekler kendilerini kadınlara, kadınlar da erkeklere benzetecekler. • Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz alâkalar kuracak. • Her tarafta şarkıcı ve çalgıcı kadınlar zuhur edecek. • Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak. • Kadınlar, saçları deve hörgücü gibi, sokaklarda dolaşacaklar. • Haram işlemeyi kolaylaştıran imkânlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler. • İmanı kalpte tutmak, kor ateşi elde tutmak kadar zor olacak, kişi gece mü'min yatacak, sabah kâfir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak. • Dünya işlerine dalınıp âhiret unutulacak, Allah'ın kitabıyla hükmetmek, ayıp sayılacak. • Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak. • Yırtıcı hayvanların derileri tabaklanarak çeşitli giyim eşyası yapılacak. (Kürk, manto ve benzeri...) • Sabah giyilen elbise başka, akşam giyilen elbise başka olacak. Önünüze yemeklerden birisi gelip diğeri gidecek ve Kabe'nin örtüldüğü gibi, evlerinizin duvarları halılarla süslenecek. • Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler. • Dedikodu, yaygın bir hâl alacak. • Herkes “kazanamadığından ve geçinemediğinden” şikâyetçi olacak. • Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, ani ölümler sık görülecek. • Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekâr olacak. • Kişi, karısına itaat edip anasına âsi olacak ve arkadaşına yaklaşıp babasından uzaklaşacak. • Gönüller birbirini sevmez olacak, dinde ve dünyalık işlerde muhtelif görüşler belirecek, kardeşler bile dinde ve mezhebde ihtilâf edecekler. • İmar edilen şeyler harap edilecek, harap olanlar ise imar edilecek. • Fâsıklar başa geçecek ve konuşmasını bilmeyenler halka hitab edecekler. • Arap arazisinin çölleri, nehirlere ve yeşilliklere kavuşacak. • Köylüler şehirlere akın edecek ve ne idüğü belirsiz deve çobanları, bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar. • Faize alış-veriş, rüşvete hediye denecek, tefecilik artacak, helal-haram unutulacak, para gelsin de nerden gelirse gelsin denilecek. • Zaman kısalacak. Bir sene bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek, bir günün geçmesi ise bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak, hiçbir şeyde bereket kalmayacak.
KAYNAKLAR: 1- Riyâzüs-Salihîn, İmam Nevevi, Terc: Mehmed Emre. 2- Tezkiret-ül-Kurtubî, imam Şaranî. 3- Kıyamet Alâmetleri Râmuz el- Ehadis'ten Dersler, ist. 1983 4- Kitab ül-Keşf, Celâleddin-i Suyutî, El yazma eser Süleymaniye Kütüphanesi. 5- Kıyamet Alâmetleri, Muhammet! el-Hüseyni, Terc: Naim Erdoğan
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/3/2007 - HÜZÜN GÜNLERİ
Hani söz vermistik alem-i ervah'da!... "Bela" demistik "Enestu bi Rabbikum?" sualina, Yaratici, rizik verici ve yegane kanun koyucu olarak Allah'dan baska Ilah, önder olarak da O'nun Resul'ünden baskasini tanimayacaktik.
Hani söz vermistik!... Hani söz vermistik Erkam'in evinde! Hangi sart ve ortamda olursa olsun Ilayi Kelimetullah Misyonunu yürütecek, nusibetlerden yilmayacak, Hiçbir tehditten korkmayacak, gerekirse ölümlerin En güzeline talip olacaktik.
Hani söz vermistik akabe tepesinde! Kendimizi ve ailemizi korudugumuz gibi kanimizla, Malimizla ve canimizla koruyacaktik Resulullah'i. Hani söz vermistik akabe tepesinde! Dogru olan herseyde Resul'e itaat edecektik. Rabbani davayi elden ele, gönülden gönüle, Balçikla sivanmayan hakikat günesini cihadsiz Ve sehadetsiz burakarak lekelemiyecektik.
Hani söz vermistik Medine'de!... Hani söz vermistik dünya kardesliginin en güzel Tesekkül etmeye basladigi Medine'de! Kiyamet'e kadar tüm Müslümanlar kardes olacakti Ve bizler, ve bizler muhakkak ki "Müslümanlar kardestir" Ferman-i Ilahisine gönülden baglancak, vücüdun Azalari gibi birbirimizin derdiyle dertlenip, Sevinçlerimize ortak olacak, "Komsusu açken tok yatan Bizden degildir" düsturuna, evrensel komsuluk bildirisine Kardesligin en atesî olarak bakacaktik.
Hani söz vermistik Ridvan'da!... Basimizi tutamayan elerimizi kökünden kurutacaktik. Nemlenmemis bir gözü, yaralanmamis, çile çekmemis Bir bedeni Mevla'ya sunmayacaktik. Mücadelesiz ve vuslata özlemsiz geçen bir günü Yasanmamis kabul edip, dogarken nisanlandigimiz Ölümle cihad masasinda, sehadet gömlegini giyerek Nikahlanacagimiz günün hasretiyle yanip tutusacaktik.
Hani söz vermistik ayaklarimizi vura vura Mekke'ye girerken! Dinime, namusuma dil uzatan zalimler tekrar is basina gelirse, Mukkades beldelere Ebreheler tekrar saldirirsa, Bizde kanatlanip Mevla'mizin Ebabil kuslari Olmaya talip olacaktik.
Hani söz vermistik Veda Hacc'inda Resulullah'a ! Cahilliye adetlerini birdaha diriltmemek üzere Kökünden kurutacaktik. Miras burakilan emanetlere simsiki sarilacak, Ahkam-i Kur'anniye'yi tüm dünyaya hakim kilacaktik.
Ahde vefa gösteremedik Allah'im! Zihinlerdeki hatirasini çoktan silmistik... Sehadet mi?... Çok uzakti bizden... Tanimiyorduk onu... Sözlüklerimizden bile Çikarmistik...Çile çekmeye yaklasmadik.. Öyle egildik, öyle egildik ki dogrulacak ne bir belimiz, Kaldiracak ne bir basimiz kaldi...
Utaniyoruz Allah'im! Nemlenmemis bir gözle, yara almamis bir bedenle Huzuruna varmaya utaniyoruz... Ahde vefa gösteremedik Allah'im, bunu biliyoruz... Ama sunuda biliyoruz ki rahmet deryanda Ufacik bir damlayiz... Yüzümüz yerde ama........
Affet Allah'im!!... Affet! (amin)
ALINTIDIR |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/1/2007 - DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA MEKTUP
Dogmamis Çocuga Mektup
|
Hayat dag gibi inan ki
Dogar dogmaz bunalirsin
Yasamak kolay mi sanki
Kuruda, yasta kalirsin
Yalnizlik var, üzülmek var
Çaresizlik, ezilmek var
Zaman bir çesmedir; bahar
Süzülür, kista kalirsin
Karanliktir sagin, solun
Zayifsan, bükülür kolun
Bazen düze çikar yolun
Bazen yokusta kalirsin
Gülersin mutluymus gibi
Hakikati bulmus gibi
Hep zavalli bir kus gibi
Büzülür, tasta kalirsin
Aldanirsin insanlara
Dalarsin derin sulara
Yenilirsin korkulara
Siste, ateste kalirsin
Ömrün düzeni bozulur
Dostlarin hepsi kaybolur
Aynalara düsman olur
Devr-i geçmis’te kalirsin
Hiç eksilmez âh ü zârin
Seninledir intizârin
Serüven biter, mezarin
Kazilir; düste kalirsin
Kaderin önünde degil
Dogmamak elinde degil
Gözlerinin yasini sil
Hayattan zevk de alirsin
Nurullah Genc |
HAZIRLAYAN:ARİF DEMİRCAN
|
|
Yorum (13) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
SANMAKİ HER GÜLENİ BAHTİYAR BENİM ATTIĞIM HER KAHKADA BİNLERCE GÖZYAŞI VAR!!! HAKAN ft ARİF tf HAKAN....
Kategoriler
Arkadaşlarım
• burcin • uzlet • acihuzun • nurtalebesiolabilsem • sairindilinden • dustengelen
|